Güzellik ve Bakım 4 dk okuma Bora Ekmen
Parfüm Seçimi ve Kalıcılığı Artırmanın Yolları
Aynı parfüm herkeste aynı süre kalmaz. Kokunun katmanlı yapısını tanımak, nemli cilde doğru noktalardan uygulamak ve serin bir yerde saklamak kalıcılığı belirgin biçimde uzatır.
Parfüm, dolapta duran diğer bakım ürünlerinden farklı olarak zamanla değişen, ısıya ve cilde tepki veren canlı bir karışımdır. Aynı şişeden sıkılan koku bir kişide saatlerce kalırken diğerinde yarım günde kaybolabilir. Bunun sebebi çoğu zaman ürünün kalitesi değil, seçim ve kullanım biçimidir. Doğru parfümü bulmak ve kalıcılığını artırmak için kokunun nasıl yapılandığını, ciltle nasıl etkileştiğini ve saklama koşullarının ne kadar belirleyici olduğunu bilmek gerekir. Bu bilgiler alışverişi de kullanımı da belirgin biçimde kolaylaştırır.
Kokunun Katmanlı Yapısı
Parfümler genellikle üç katman üzerine kurulur. Üst notalar sıkıldıktan hemen sonra hissedilen, hafif ve uçucu kokulardır; narenciye ve taze yeşil tonlar bu grupta yer alır. Orta notalar birkaç dakika sonra ortaya çıkar ve kokunun karakterini belirler; çiçeksi ve baharatlı tonlar burada yoğunlaşır. Alt notalar ise en ağır ve en kalıcı bölümdür; odunsu, reçineli ve tatlı tonlar ciltte saatlerce durur. Bu yüzden bir parfümü yalnızca ilk saniyelerine bakarak değerlendirmek yanıltıcıdır.
Yoğunluk Farkını Anlamak
Şişelerin üzerindeki tanımlar kokunun ne kadar yoğun olduğunu gösterir. Kolonya türü ürünler en hafif olanlardır ve kısa sürede uçar. Tuvalet suyu daha dengeli bir orta yol sunar, günlük kullanıma uygundur. Parfüm suyu adı verilen türde yoğunluk artar, kalıcılık uzar. En koyu seçenekler ise az miktarda kullanıldığında bile uzun süre etkisini korur. Yoğunluğu yüksek bir ürünü bol miktarda sıkmak kokuyu güzelleştirmez, aksine hem çevredekiler hem de kullanan kişi için rahatsız edici hale getirir.
Denerken Yapılan Yaygın Hatalar
Mağazada arka arkaya birçok parfüm koklamak, burnun ayırt etme yeteneğini kısa sürede tüketir. Üç ya da dört denemeden sonra kokular birbirine karışmaya başlar. Kağıt üzerinde denemek fikir verir ama nihai kararı vermek için yeterli değildir, çünkü koku ciltte farklı gelişir. En sağlıklı yöntem, bir ya da iki adayı bileğe sıkıp birkaç saat beklemektir. Ayrıca sıkılan bölgeyi ovuşturmak doğru değildir; sürtünme üst notaları kırar ve kokunun gelişimini bozar.
Cilt Tipi Kokuyu Değiştirir
Kuru ciltlerde parfüm daha hızlı uçar, çünkü tutunacak yağ tabakası azdır. Nemli ve doğal olarak daha yağlı ciltlerde ise aynı ürün belirgin biçimde uzun süre kalır. Cilt asitliği, beslenme alışkanlıkları ve mevsim de kokunun seyrini etkiler. Bu nedenle bir parfümü başka birinin üzerinde beğenip aynı etkiyi kendinizde beklemek çoğu zaman hayal kırıklığı yaratır. Karar vermeden önce kendi cildinizde bir gün boyunca nasıl geliştiğini gözlemlemek en güvenilir yoldur.
Kalıcılığı Artıran Uygulama Yöntemleri
Kalıcılığın en basit sırrı nemli cilde uygulamaktır. Duştan sonra, cilt henüz nemini korurken kokusuz bir nemlendirici sürüp parfümü onun üzerine sıkmak süreyi uzatır. Nabız noktaları olarak bilinen bilek içi, boyun yanları, kulak arkası ve dirsek içi bölgeler vücut ısısının yüksek olduğu yerlerdir ve kokuyu yayarak canlı tutar. Saça doğrudan sıkmak alkol içeriği nedeniyle kurumaya yol açabilir; bunun yerine bir tarağa hafifçe püskürtüp taramak daha güvenlidir.
Giysiye sıkmak da kalıcılığı uzatır ama dikkat gerektirir. Açık renkli ipek ve benzeri hassas kumaşlarda leke bırakabileceği için önce görünmeyen bir bölgede denemek gerekir. Ceket yakası, atkı ve mont gibi sık yıkanmayan parçalar kokuyu günlerce taşır. Ayrıca parfümü çamaşır yumuşatıcısı, sabun ve deodorant gibi güçlü kokulu ürünlerle aynı anda kullanmak karmaşık ve rahatsız edici bir sonuç doğurabilir. Kokusuz temel bakım ürünleri seçmek parfümün karakterini korur.
Saklama Koşulları Ne Kadar Önemli?
Parfümün en büyük düşmanları ısı, ışık ve sıcaklık dalgalanmasıdır. Banyo rafı, sıcak ve nemli olduğu için en kötü saklama yeridir. Pencere kenarı da doğrudan güneş aldığı için kokunun yapısını bozar. En doğru yer, oda sıcaklığında, karanlık ve serin bir dolap içidir. Şişenin kapağını kapalı tutmak alkolün buharlaşmasını yavaşlatır. Doğru saklanan bir parfüm yıllarca karakterini korurken, kötü koşullarda birkaç ay içinde rengi ve kokusu değişebilir.
Mevsime ve Ortama Göre Seçim
Sıcak havada ağır ve tatlı kokular olduğundan daha yoğun hissedilir. Yaz aylarında ferah, narenciyeli ve hafif tonlar daha dengeli bir izlenim bırakır. Soğuk havalarda ise koku havada daha yavaş yayıldığı için odunsu ve baharatlı yapılar daha iyi durur. Kapalı ofis ortamlarında, toplu taşımada ve hastane gibi mekânlarda az miktarda uygulamak nezaket kuralıdır. İki sıkım çoğu durumda yeterlidir; kokunuzu gün boyu kendiniz duyuyorsanız muhtemelen fazla kullanmışsınızdır.
Özetle iyi bir parfüm deneyimi, pahalı bir şişeden çok bilinçli bir seçimle başlar. Kokuyu katmanlarıyla tanımak, kendi cildinizde denemek, nemli cilde ve doğru noktalara az miktarda uygulamak, ürünü serin ve karanlık bir yerde saklamak yeterlidir. Bu birkaç alışkanlık, elinizdeki parfümün hem daha uzun süre kalmasını hem de olması gerektiği gibi kokmasını sağlar.