İçeriğe geç
Erzurum Hat

Gündelik hayatın merak uyandıran çizgisi

Kişisel Gelişim 3 dk okuma Bora Ekmen

Dosya Adlandırma Sistemi: Dijital Dağınıklığı Bitirmek

Aradığınız belgeyi ilk denemede bulmanızı sağlayan basit bir dosya adlandırma düzeni ve sürüm karmaşasını bitiren kurallar.

Bilgisayarında binlerce dosya biriken herkesin ortak şikâyeti aynıdır: aranan belge bir yerlerde vardır ama nerede olduğu bilinmez. Arama kutusuna yazılan kelimeler işe yaramaz, çünkü dosyanın adı "yeni belge 3" ya da "son_hali_gercek_son" gibi bir şeydir. Dijital dağınıklık, fiziksel dağınıklıktan daha sinsidir; yer kaplamadığı için görünmez, ancak her arama denemesinde birkaç dakikanızı alır.

Çözüm daha fazla klasör açmak değildir. Aksine, derin klasör ağaçları bir süre sonra kendi başına bir yük olur. Asıl kazanç, dosyaların adlandırılmasında tutarlı bir kural benimsemekten gelir. İyi bir isim, dosyayı açmadan ne olduğunu, ne zaman oluşturulduğunu ve hangi işe ait olduğunu söyler.

Tarihle başlayan isimler

En işlevsel alışkanlık, dosya adına tarihi başa yazmaktır ve bunu yıl-ay-gün sırasıyla yapmaktır. Bu sıralamayla yazılan tarihler, bilgisayarın alfabetik sıralamasında kendiliğinden kronolojik dizilir. Gün önce yazıldığında ise aynı ayın dosyaları birbirinden kopar. Sekiz haneli bir tarih, ismin başında hem düzenleyici hem de zaman damgası görevi görür.

Tarihin ardından konuyu belirten kısa bir tanım gelir. Bu tanım genel değil, ayırt edici olmalıdır. "Rapor" pek çok dosyaya uyar; "kira-sozlesmesi" yalnızca birine uyar. Türkçe karakterlerden ve boşluklardan kaçınmak, dosyayı farklı cihazlara taşırken ya da e-postayla gönderirken sorun çıkmasını önler. Kelimeleri ayırmak için tire ya da alt çizgi yeterlidir.

Sürüm karmaşasını bitirmek

Dosya adlandırmasında en çok hata yapılan yer sürüm takibidir. "Son", "yeni son", "gerçek son" gibi ekler bir hafta sonra hangisinin geçerli olduğunu anlamayı imkânsız kılar. Bunun yerine sürüm numarası kullanın: v1, v2, v3 gibi. Numaralar iki haneli yazıldığında sıralama daha da düzgün olur. Son hâline karar verildiğinde ise ayrı bir "final" eki yerine, o dosyayı ayrı bir klasöre taşımak daha güvenlidir.

Başkalarıyla paylaşılan dosyalarda isme kısa bir kişi kodu eklemek karışıklığı önler. Aynı belgeyi iki kişi düzenleyip geri gönderdiğinde, iki dosyanın da aynı adı taşıması yaygın bir kayıp nedenidir. İsmin sonuna eklenen iki üç harflik bir kısaltma bu riski ortadan kaldırır.

Klasör yapısını sade tutmak

Adlandırma düzgün olduğunda klasörlere daha az iş düşer. Üç seviyeden derin bir yapı kurmamaya çalışın: en üstte yaşam alanları, altında yıllar, onun altında projeler. Bundan öteye inen her seviye, dosyayı bulmayı kolaylaştırmak yerine zorlaştırır. Bir dosyanın hangi klasöre gireceği konusunda tereddüt ediyorsanız, o klasör ayrımının gereksiz olduğunun işaretidir.

Masaüstünü geçici bir alan olarak kullanmak sorun değildir, yeter ki gerçekten geçici kalsın. Haftada bir kez masaüstünü boşaltma alışkanlığı, birikmiş yüzlerce simgeyle uğraşmaktan çok daha kolaydır. Bu temizlik sırasında hiçbir yere ait olmayan dosyalar için "arşiv" adında tek bir klasör tutmak, karar veremediğiniz her şeyi güvenle bir kenara koymanızı sağlar.

Sistemi sürdürülebilir kılmak

Yeni bir düzen kurmanın en zor yanı geçmişi temizlemektir. Bunu tek oturuşta yapmaya çalışmak çoğunlukla yarıda bırakılır. Daha gerçekçi yöntem, bugünden itibaren yeni dosyaları kurala uygun adlandırmak, eski dosyalara ise yalnızca elinize geçtikçe dokunmaktır. Aylar içinde sık kullanılan her şey doğal olarak yeni düzene geçmiş olur.

Fotoğraflar bu düzenin en zorlu parçasıdır, çünkü sayıları hızla büyür ve cihazın verdiği isimler hiçbir şey anlatmaz. Fotoğraf arşivinde en işlevli yapı, yıl klasörleri altında olay adıyla açılan alt klasörlerdir. Tek tek fotoğrafları yeniden adlandırmaya çalışmak yerine, klasör adına tarih ve olay bilgisini yazmak yeterlidir. Yılda birkaç kez ayrılan yarım saat, bu arşivin dağılmasını engeller ve yıllar sonra aranan bir kareyi bulmayı mümkün kılar.

Kuralı bir yere yazmak da işe yarar. Notlar uygulamasında ya da klasörün içinde duran kısa bir metin dosyasında, kendi adlandırma biçiminizi üç satırla anlatın. Aradan aylar geçtiğinde bu not, kuralı hatırlamanın en hızlı yolu olur ve düzenin bozulmasını engeller.

Dijital düzen, mükemmel bir sistem kurmakla değil, aynı kararı tekrar tekrar vermekten kurtulmakla ilgilidir. Dosyayı kaydederken ne yazacağınızı düşünmüyorsanız sistem çalışıyor demektir. Zamanla bu isimler, aramaların büyük bölümünü ilk denemede sonuçlandıran bir haritaya dönüşür ve klasörlerde gezinmek gereksiz hâle gelir.

Kişisel Gelişim kategorisinden